Fikirtepe Projeleri Bitince Ne Olacak?

  • 9.09.2017
  • 2420
Fikirtepe Projeleri Bitince Ne Olacak?

Doğma büyüme Kadıköylüyüm. 24 yılım bilfiil Feneryolu’nda geçti. Hala da bir ayağım orada bir anlamda. Küçüklüğümüzde Fikirtepe’li çocuklar bizim sokaktan geçerek Fenerbahçe’ye deniz girmeye giderlerdi. Ara sıra ortam gerilir, kavga boyutlarına da geçerdi çeşitli sebeplerle.Sanırım film repliklerine kadar giren “Biz Fikitepe çocuğuyuz” lafının da kökeni buralara dayanıyor. 

Bu dönemlerde Fikirtepe genelde gecekondudan bozma,kaçak katlı ve sadece sıvası görünen binalarla doluydu. Kadıköy’ün nispeten daha ucuz evlerinin yer aldığı bir semt idi başka bir deyişle. Ancak bir çok yere yürüme mesafesinde olması,  Kadıköy’e, hastanelere, metrobüs, okul vb. bir çok yere yakınlığı cazibenin en büyük noktalarından. Bu görünüm 5-6 yıl öncesine kadar devam etti. Şu aralar çokça duyduğumuz kentsel dönüşüm bir anlamda Kadıköy’ün bu mütevazi semtinden dilimize pelesenk oldu diyebiliriz. Bir anda binalar parsel parsel alınıp koca koca binaların önce maketleri sonra da gerçek görüntüleri Kadıköy’ün çehresini değiştirdi. Her geçişte bakıyorum neredeyse bitti diye ama sanırım 2020’yi görmemiz gerekecek Fikirtepe’nin yeni yüzünü tam olarak görebilmemiz için.

Tabii burada başlayan kentsel dönüşüm  özellikle Anadolu Yakası’nın bir çok semtine etki etti, etmeye de devam ediyor. Tabii bu semtlerin değil topluca kentsel dönüşüme tabi olması bir sokağın 7-8 apartmanının bile aynı anda yıkılması mümkün olamadı.  Açıkçası benim ve birçok Kadıköylü’nün kentsel dönüşüm ve yeni emlak projelerinden beklentisi buydu. Bu durum ayrıca bir anda Kadıköy bölgesinde bir çok apartmanın aynı zamanda yıkılmasına ve kiralarla birlikte ev fiyatlarının da ciddi biçimde artmasına sebep oldu. Bu süreçte emlakçılar, ev sahipleri, kiracılar,  müteahhitler, inşaat sektörüne hizmet veren tüm alt sektörler ve bu sektörlerin çalışanları hem ciddi bir şekilde etkilendi hem de merakla bu işim sonunu merak ediyor.

Şimdi bir durağan süreçteyiz diyebiliriz. Çok yavaş da olsa 35.000 konutun bir kısmı ev sahiplerine teslim edildi.  Evinin adresini avantajları sebebiyle Fikirtepe’ye taşımak isteyen bir kesim de var elbet. Görünen tablo genelde bir apartmanda yaşayan sakinlerin hepsinin binaları yenilenince geri dönmediğini işaret ediyor. Bu durum hem ekonomik sebeplerin hem de 30-40 yıldır yaşanmışlıkları olan dairelerin sıfırlanmasının bir sonucu. Eski komşuların ve ortamların kalmaması da başka bir önemli sebep.

Ayrıca Fikirtepe’nin eski ortamına alışmış eski sakinlerle yeni sakinlerin ufak da olsa bir kültür çatışması yaşayacağı kesin gibi görünüyor. Sınırlar silindikçe bu durum dünyanın her yerinde geçerli olacak ancak yine de dikkatli olmakta ve çatışmaları iyi yönetmekte fayda var.

Peki bu 35.000 konut nasıl ve kime satılacak?

Sadece Fikirtepe’de bu kadar sıfır daire var ve Anadolu Yakası’nın tümüne baktığınızda  bu rakam 50.000’i geçiyor. Her sokak düşen kiralar ile satılma hızı azalan sıfır evlerle dolu. Bu dönem tabii ki bir geçiş dönemi ancak 1-2 yıla kadar  bu sektörün bir anlamda terbiye olacağı ve piyasayı ayakta tutan yegane iş kolu olacağı aşikar. Şimdi biraz beklememiz gerekiyor suyun durulması ve denizin dibinin görülmesi için.

Önce Fikirtepeliler’in mahallelerine dönmek isteyenleri dönecek, biraz yeni daireler satılacak ve bu arz aynı zamanda Anadolu Yakası’ndaki kira ve satış bedellerini büyük ölçüde etkileyecek. Gayrimenkul sektörünün en büyük sınavlarından birine şahit oluyoruz. Buradaki her türlü başarı ve başarısızlık İstanbul’dan başlayarak Türkiye’nin tüm ekonomik süreçlerine bir şekilde etki edecek.

Bekleyip görelim…

 

Hüseyin ÖĞÜT

Satış ve Müşteri İlişkileri Direktörü